Fark Yaratmak

Merhaba,
En önemli ve yerine asla tam bir muhadili gelemeyecek kaynağımız olan İnsan Kaynağı ile ilgili blog yazıları yazmaktan büyük keyif alacağıma eminim. İnsan konu olunca işin içinde her şey var. Zengin bir kaynak, yönetim var, hatalar var, başarılar var, kariyer çizgisi var, girişimci olmak var. Sevmek ve nefret de var. Bazen meslektaşlarımla aynı fikir de bazen de oldukça zıt fikirlerde yazılar yazacağım. Tam da olduğum gibi…Hatta aynı konu içinde bazı alanlarda yok artık da diyebilirsiniz. Ben hayatın içindeki zıt fikirlerin zenginliğine inanan biriyim.
Yazılarımla ilgili yorumları heyecanla bekleyeceğim. Amacım bilgi paylaşımı ve farklı bir bakış açısı için ilham vermek. Ben de okuduğum çok şeyden çok güzel ilhamlar aldım. Özetle paylaşmak güzeldir.
Bir reklam gördüm, belki de meslek hastalığı olarak takıntı halinde bir süredir üzerinde düşündüğüm bir konuyu yazmak istedim.

Fark yaratmak

…Her insan kendine özgüdür ve tekdir ama bir de gözümüzün aradığı yaptığı işe güvendiğimiz, söylediği sözden emin olduğumuz, ona danışmadan karar almak istemediğimiz kişiler var. Yani aslında fark yaratmak dediğimde çok ekstremden bahsetmiyorum. Ancak bir süre önce farklı olun diye o kadar çok konuştuk ki, farklı olmak uğruna çok değişiklik yapan  ve hatta komik duruma düşenlere bile şahit oldum. Görevin gerektirdiği şeylerin yapılmasına, şükretmeye başladım. Fark yaratmanın, minik bir sırrı olmalıydı. Fark yaratmak, zorla değil de içten gelen bir yetkinliğin cilalanması ile doğal bir katkı ve/veya fark yaratacağımız şey armağanımız yani yaradılıştan yanımızda getirdiğimiz bir şey olmalıydı.

Hoşuma giden hizmetleri yapan kişileri, iş yaparken pozitif fark yaratan kişileri, beklentimden daha iyi sonucu önüme getiren kişileri incelemeye başladım. Açıkçası hiç ortak özellik bulamadım. Ancak kendilerine özel yetkinliklerini veya yeteneklerini kullandıklarını gördüm. Kimi beni uzmanlığı ile etkiledi, kimi azmiyle kimi sadece güleryüzüyle. Ama bu yetkinliği veya yeteneğindeki fark o işin hep kilit noktasında ihtiyaç duyulan bir yetkinlikti. Dolayısıyla, maalesef ki fark yaratmak için standart, hap şeklinde bir liste çıkmayacağını anladım. ‘İşime benden ne katabilirim’ diyen kişinin etrafına değil, dönüp kendine bakması gerekecek. ‘Nelere sahibim ve hangi yeteneğim, becerim bu işe en çok uyuyor…?’ Bu soru kendimizde neye yatırım yapacağımızın ilk keşfedilme anını başlatacaktır.

Fark yaratmak, işin özüne indiğimizde iyi performans göstermektir.  İyi performansın tanımı da beklenenden fazlasını vermek diyerek bize ışık tutar. Şimdi fark yaratmak aslında iyi performans göstermek ile aynı şey ise ki akılda iyi kalmak performanstır. Performans ise  motivasyon x yetkinlik’tir Bu iki çarpana baktığımızda her ikisinin de bizim elimizde (her ikisinin de bizim elimizde olmasına bazı meslektaşlarım ve iş dünyasından kişiler itiraz edecektir ancak ben insanın kendi koşullarını yarattığına inanan biriyim bu konuyu ayrıca tartışabilirim) olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak fark yaratmak için yani iyi performans için bakacağımız iki şey var; motivasyonumuz ve yetkinliklerimiz.

Elimizde iki top var hangisiyle, nasıl oynarsak gol olur?