Dijital Ajans Seçme ve Seçilme Hakkı

Uzun zamandan beri birlikte çalıştıkları küçük ve orta ölçekli müşterileri dışında portföylerine yeni bir müşteri daha katma fırsatıydı bu onlar için. Tasarım, yazılım, sosyal medya ve proje yönetimi ekiplerini de genişleterek yavaş ama emin adımlarla iş hacimlerini arttırıyorlardı. Çok çalışmışlardı. Briefi aldıkları günkü heyecanla toplantıya bütün ekip olarak katıldılar. Aralarında en etkin sunum becerisine sahip olduklarını düşündükleri proje yöneticisi arkadaşları Hakan sunumunu tamamladığında, odada büyük bir sessizlik hâkim oldu. Sessizlik ajans için tedirginlik vericiydi. Ajans başkanı sessizliği bozarak önerdikleri fikirler hakkında her hangi bir soru ya da yorum olup olmadığını sordu ve arkasından fikirleri bütçe içerisinde kalarak gerçek tüketici iç görülerinden beslenen ve kolayca hayata geçirilebilecek projeler olarak özetledi. Şimdi gözler firmanın pazarlama müdürü Aysel’de idi.

Aysel, Mersin doğumlu, babasının mesleği sebebi ile Anadolu’nun çeşitli yerlerinde eğitim hayatını sürdürmüş daha sonra İstanbul’da özel bir üniversiteden burslu mezun olmuş, imajına özen gösteren, kariyer basamaklarını hızla tırmanan ve iş hayatında bireysel PR’ına mesai harcayan hırslı bir çalışandı.

Aysel dinlediği sunumun iş sonuçlarını önceliklendiren, hedef kitlenin iletişim dünyası ile paralel, yaratıcı, iyi planlanmış, stratejik fakat bütçe sınırlarına takılarak kapsamının biraz dar kaldığı ve dolayısı ile sektörde ses getirebilecek projeler olmadığını iletti. Hakan söze girerek gerekli bütçe desteği verildiği takdirde proje kapsamını genişletebileceklerini, briefte iletilen bütçe sebebi ile kapsamı dar ama etkin tutmayı hedeflediklerini iletti. Yeterli dijital medya desteği, ajans içi kaynakların kullanımı ve sektörel bağlantıların da yardımı ile sundukları fikirlerin hedef kitleye rahatlıkla ulaşacağını ve onlar tarafından sahiplenilerek organik yayılımın gerçekleşmesini beklediklerini de ekledi. Aysel, ilk tur değerlendirme aşaması sonucunda kendilerine son kararlarını ileteceklerini belirtti, hepsine teşekkür etti ve ajansı kapıya kadar uğurladı.

Gelen asansöre sığmayan ajans çalışanlarından Hakan toplantı odasına geri dönerek tuvaletin ne tarafta olacağını sormak için odaya yaklaştığı sırada odadan gelen kahkaha sesleri ile irkildi ve içeri girmekten vazgeçti. İçeride haklarında konuşulduğunu, sunum hakkında öyle ya da böyle dalga geçilecek bir şey bularak eğlendiklerini düşünerek oradan uzaklaştı.

Bir diğer toplantı yarım saat sonra yurtdışında büyük firmalarla çalışan, bol ödüllü, Türkiye’ye yeni giriş yapmış uluslararası bir network dijital ajansı ileydi. Yaratıcı direktör ve müşteri temsilcisi olarak toplantıya iki kişi katılan ajans, trafik sebebi ile yarım saat geç kalmıştı. Aysel, ajans ile yapmış olduğu ilk tanışma toplantısında da ajansı ofisine davet ettiği için ajansı bizzat görmek ve ekibin (varsa) geri kalanıyla tanışma fırsatı olmamıştı. Tanışma toplantısında da zaten ajans dijital prodüksiyon ve sosyal medya gerektiren bütün işleri taşeron firmalara verdiklerini, uluslararası pazarda edindikleri bilgi birikimini Türkiye gibi yerel pazarlarda uygulamaya geçirmek istediklerini belirtmişti.

Ajansın esprili ve prezantabl müşteri temsilcisi Pelin konuşmasını tamamladığında bol kahkahalı bir sunumun da sonuna gelinmişti. Fikir üstünde çalışırken çok eğlendiklerini dile getiren Yaratıcı Direktör, aynı keyfi marka ekibinin de sunumu dinlerken almış olmasını umduğunu söyledi. Şakalı, eğlenceli sunuma kendini kaptıran Aysel gülümseyen surat ifadesinin normale dönüşmesi ile eş zamanlı olarak sunumun içinde şirketine, hedef kitlesine ve markasına ait kırıntıları arıyordu. Dijital yaratıcı çatı fikri doğurgan fakat briefte verilen marka hedefi ve marka karakteri ile bağlantısını zayıf bulan Aysel, kurumsal olarak sahiplenemeyecekleri bir iletişim dilinin önerildiğini ve yüksek prodüksiyon gerektiren maliyetli işlerin altından hem zamanlama hem de bütçesel anlamda kalkamayabilecekleri kaygısını iletti. Pelin çatı fikrin beğenilmesinin bu aşamada kendileri için yeterli olduğunu, ikinci turda fikrin marka hedefi ve karakteri ile bağlantısının kurularak iletişim dilinin “fine tune” edildikten sonra, yüksek prodüksiyon gerektiren kısımların “cut out” edilebileceğini, bu işi yapmaları halinde dijital sektöre bomba gibi düşerek ödülleri toplayacaklarını iletti. Bir anda gözleri parlayan Aysel son olarak projenin KPI, ROI ve raporlanmasını sormak için cümlesini tamamlamak üzereydi ki hazır cevap Pelin, biraz da ukala bir tavırla dijitalin en ölçülebilir mecra olduğunu o konuda her hangi bir sıkıntı yaşanmayacağını söylemişti bile. Ajans kapıdan çıkarken mutluydu.

Toplantıya katılan marka müdürü yardımcıları bu ajanstan çok etkilendiklerini ve seçimlerinin ikinci ajanstan yana olduğunu Aysel’e ilettiler. Aysel’in ise kafası karışıktı. Her iki ajans da farklı yönleriyle öne çıkıyordu, artıları ve eksileri vardı. Birinde işleri uyumlu ekip çalışması ile planlanan süre ve bütçe içerisinde çıkarma potansiyeli varken diğerinde de sektörde ses getirmek vardı. Her iki ajanstan nihai bütçeler geldiğinde de Aysel’in kafa karışıklığı azalmamış, tam tersine global ajansın briefte belirtilen teklif aralık tutarının çok üstünde bir tutar iletmesiyle artmıştı.

Aysel rasyonel ve tutarlı bir karar vermeye çalışırken, iş motivasyonunun ¾’ünü oluşturan bireysel kariyer hedefleri onu içten içe ikinci ajansı seçmeye zorluyordu.

Ajanslar ise seçimlerini briefi aldıkları o ilk gün dönüş yolunda yapmışlardı. İki ayrı takside iki ayrı konu gündemdeydi:

• “zor bir brief, çok çalışmamız lazım”
• “bunlar bayağı bi varoş ama du bakalım”

Sizce kimi kim seçiyor?
Oyunuzu sizi seçenden yana kullanın.