EĞİTMENİN ÖZGEÇMİŞİ :
Reklam sektörüne Düzeltmen olarak başlayan Ender Emiroğlu, Cumhuriyet gazetesi, Marketing Türkiye dergisi, TerraNova, Marka, MedinaTurgul DDB, WCJ İstanbul, Art Grup, Ekol Reklam Ajansı ve Öykü Reklam, Farkyeri ve Akıllı İşler’de muhabirlik, reklam yazarlığı, yaratıcı grup başkanlığı ve yaratıcı yönetmenlik görevlerinde bulundu. Çeşitli üniversitelerdeki workshop ve eğitimlere konuşmacı ve eğitmen olarak katılan, yayımlanmış üç şiir kitabı bulunan Ender Emiroğlu, birçok uluslararası ve ulusal büyük markaya yıllarca hizmet verdi. Yurtiçinde Beyin Fırtınası ve Kristal Elma ve Kırmızı, yurtdışında ise Epica yarışmalarında önemli ödüller kazandı. Reklam Yaratıcıları Derneği Disiplin Kurulu Başkanlığı ve 2000 yılında Yönetim Kurulu üyeliği de yapan, halen RYD Yönetim Kurulu üyesi olan Ender Emiroğlu, IAA Uluslararası Reklamcılık Derneği Genç Profesyoneller Beyin Takımı üyesidir. Freelance reklam yazarı ve yaratıcı yönetmen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Bir reklam ajansının artı değeri nedir? Ya da bir reklam yaratıcısının? Bir reklam ajansından ne istersiniz? Bir reklam yaratıcısı diğer tüm meslektaşlarından nasıl ayrışır? Yaratıcı fikir, big idea ile. Reklam, en nihayetinde bir ticari faaliyetin, sürecin bir parçası, temel derdi “sattırmak” olan bir hareket. Bu “sattırma” derdini hızlandırmalı reklam ve onun merkezindeki yaratıcı fikir. Yaratıcı fikir nasıl ortaya çıkıyor? Bunun pekçok yöntemi var. Ama ilk adım, durumu bir problem olarak görüp onun çözümünü sunmak. En doğru, en hedef odaklı, en yaratıcı çözümü sunmak. Bunca mesaj bombardımanı arasında, dikkat çekici, sarsıcı, ama ve ama doğru çözümü sunmak. Peki, yaratıcı fikirler ortaya çıkınca ne oluyor? İlk önce aslında, içinde bulunulan ülke, politikacılar, stratejik gerçekler, tabular, ekonomik durumlar, siyasi baskılar, hassas konular, haller, duruşlar, oturuşlar, bakışlar, ‘hiç o konuya girmeyelim’ler, “yaratıcı fikri” bir parça (!) değişime uğratıyor, yumuşatıyor diyelim daha doğrusu. Yaratıcı yönetmenler, yıllarca yaptıkları biçimde yapanlar, çok bilenler, stratejik departmanlar, ajans ortakları, patronlar, patroncuklar, lar lar lar… Sonra, hummalı bir ekip, komite, kurullar… Sonra, bizim bir arkadaşlar, müdürler… Şurası fazla olmuş, burasını biraz değiştirelim, şurası da böyle olmasa ama, ya aslında bu tam da bizi anlatmıyor, böyle yapsak daha iyi olur… “Müşterimiz ilanımızı çok ama çok beğendi, ellerinize sağlık; ama başlık değişecek, görsel değişecek, bir de logo biraz daha büyüyecek!” En nihayetinde, ortaya çıkan sonuç evet “doğru” sonuç, “sakin” sonuç, “iyi ve tehlikesiz” sonuç ama yaratıcı değil. Doğal olarak da temel derdi sattırmaya giden bir yolda değil. Evet bakılıyor ama görünmüyor, etkili olmuyor. Çünkü yaratıcı fikir, çoktan düşmüş vaziyette, içinde bir fikir barındırmıyor: “Üzgünüz, çocuğunuz ölü doğdu!” Taaaak, ajans değiştir, yaratıcı kadroyu kov, müdürü at!